Pazartesi, Eylül 28, 2020
KeşfetTasarım & Sanat

”Mutluluğun ve Gülücüğün Bulaşıcı Olduğunu Düşünüyorum”

Genç Tiyatrocu Kübra Akkaş ile Değerli Bir Sohbet

Hissedemedik martın gelişini ve gidişini, bahar mıydı bize yoksa kara bulutlu günler mi! Hafif hafif toparlamaya çalışırken kendimizi geçen 27 Mart Dünya Tiyatrolar gününün atfına kendisini Antalya’da göstermiş, renkli ve canlı kişiliğini tiyatroyla bütünleştirmiş tabiri caizse genç tiyatro starımız Kübra Akkaş ile yaptığımız samimi söyleşimizi aktaracağız sizlere. Kendisinden bahsetmemiz gerekirse; Kübra Hanım aslen Uşak’ın Eşme İlçesinin Yeleğen Köyü nüfusuna kayıtlı Antalya’da ikamet eden genç bir peyzaj mimarı.

Yavaş yavaş sohbetimize geçerken çok mutlu olduğunu, duygularını bizle paylaştığı için çok heyecanlı olduğunu da dile getiriyor kendileri. Tiyatro kelimesinin bu alana girmeden Kübra Hanımefendi’ye ne çağrıştırdığı ile başladık ilk:

Bu alana girmeden önce hazırlanmasının zor olduğu ezberin nasıl yapıldığını düşündüğüm; ultra ulaşılmaz bi yetenek olduğunu çağrıştırıp izlemesinin keyif verdiği bir sosyal aktiviteydi.” diye ilk cümlelerini döküyor yavaş yavaş genç star.  Bunları söylerken özellikle minik gençler için yapılan bu şaheserlerin daha da bir heyecan kattığını da eklemekte.

Hayatın mutlu olmaktan geçtiğini, her an gülmek ve eğlenceden ibaret olduğunu söylüyorum kendilerine. İnsanları eğlendirmek evet eğlendirmek; bunu nasıl başarabiliyorsunuz Kübra Hanım?

Ben mutluluğun ve gülücüğün bulaşıcı olduğunu düşünüyorum ve bu sebeple enerjimi insanlara karşı hep en üst zirvede tuttuğum için onlara yansıttığım enerji ile insanları eğlendirebildiğimi düşünüyorum.”

Kendilerine içtenlikle katıldığımızı ifade ederken yavaş yavaş içindeki ışığın nasıl keşfedildiğini merak ediyoruz; genç stardan dökülen cümleler:

Üniversitedeki yalnızca bahar döneminde tek dersim olması ve çok fazla boş zamanımın olması beni iş arama durumuna itti,kendime bi iş ararken karşıma üniversite iş grubundaki ilan olarak çıktı ve şansımı denedim,oldu.”

Tesadüfler kimi zaman büyük olaylara yol açıyor derken kahvemizden yudumluyoruz ve keyifli sohbete devam ediyoruz.

Çocuklar iletişim ve tiyatro arasındaki ilişkiden bahseder misiniz?

Çocuklarla iletişim ve çocuk tiyatrosu arasındaki bağlantı konusunda açıkçası şunu söyleyebilirim: çocuklarla iletişim kurmak çok basit görünürken aslında bi o kadar zor fakat çocuk sizdeki o çocuksu yanlarınızı yansıttığınızda ve onun yaşına inerek ve iyimser olup güler yüzlü yaklaştığınızda iletişim kuramayacağınız çocuk yoktur. Çocuk tiyatrosunda ise sizi büründüğünüz o karakterde günlük yaşantımızda bile o şekilde olduğumuza inanan masum düşünen zeki varlıklar olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor ve çocuğa herhangi bir olguyu açıklarken bilimsel yaklaşmaktan ziyade çocuk seviyesine inilerek anlatılan öğretici ve kalıcı bir etki yaratması, eğlenerek öğrendiklerini günlük hayatında devam ettirmesi heyecan verici durum biz tiyatrocular için.

Kahvenin verdiği enerji ve tiyatroya duyduğu aşk ile bu sohbete inanılmaz enerji katan Kübra Hanım sahne aldığı tiyatro gösterileri ve rollere hazırlanma konusunda şunları söylüyor:

Rollere hazırlanırken önce ekip arkadaşlarımızla textlerden okuma provasında  ezber ve doğaçlama odaklı çalışıp ardından hareketlerine sahne ortamında provalarını yapıp eksik hissettiğimiz yerlerin üzerine durarak ilerliyoruz ve oyunda kullanılması gereken obje mimik gülüş vs gibi aklımıza gelen bir şeyi  o an ekiple paylaşıp oyuna eklenmesi durumu söz konusu olabiliyor. Oyunda aldığımız rolün kişilik karakter çözümlemesini kabataslak anlayınca o karaktere özgü ses tonlaması bende kendiliğinden ortaya çıkan bir durum. Sahne aldığım tiyatrolarım ise Mikrop, Kralın elbiseleri, Şeker Ülkesi: Bonbonistan, İki Bavul Dolusu Curcuna, Minion Show ve Harikalar Mutfağı. Her biri benim için çok anlamlı eserlerdi.”

Dinamik ve heyecanlı sanatçılarımıza saygımızın sonsuz olduğunu ifade ediyoruz biz de ve sonlara doğru yaklaşırken genç bir star adayı olarak hedeflerini ve tiyatro ile ilgilenmek isteyen gençlere mesajlarını soruyoruz:

Öncelikle genç star olarak gördüğünüz için teşekkür ediyorum,bu alana olan ilgim iş gereksinimi ve sevdikten sonra hobiye dönüşmesiyle aklıma yer etti ve bundan sonra ek olarak kendi mesleğimin dışında hobi olarak ilgilenebilmek isterim fakat gelecekte büyük yerlere gelme fikrim henüz yok ama bir ara konservatuar okuyup eğitimini almayı ve BKM seçmelerine katıldığımı hayal etmedim  desem yalan olur. Tiyatro ile ilgilenmek isteyen herkese mesajım eğer zaten ‘ilgilenmek istemek’ gibi bir tabir akıllarından geçmişse kesinlikle yetenek taşıdıklarından şüphe duymasınlar. Tiyatro kesinlikle istemekle yapılabilirliği doğru orantılı bir dal; ister mesleki ister hobi olsun ne şekilde düşünülüyorsa kendilerini tiyatro kulüplerine katılma, konservatuar okuyarak ya da okumadan hobi olarak bile eğitimlerini almalarını önerip bol bol tiyatro izlemelerini ve rol almalarını tavsiye ederim.”

‘Mutluluğun ve gülücüğün bulaşıcı olduğunu düşünüyorum’ diyerek arkadan gelen adaylara da önemli mesajlar gönderen değerli Kübra Akkaş’a bu keyifli sohbetten dolayı teşekkürlerimizi iletiyoruz. Geç de olsa tarih olarak 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü tekrardan kutluyoruz. Hayallerin ve umutların gerçekleştiği yeni bir dünya temennileri ile genç starımıza veda ediyoruz.

Hüseyin Doğan

Bir cevap yazın